Posts Tagged: ‘kuru incir yumurta çogaltırmı’

Adet Sancısına iyi gelen yiyecekler ve içecekler

05 Şubat 2010 Posted by admin

ADET SANCISI

Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır.Doğal bir ağrı kesici gibidir.

Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına Balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.

Adet esnasında veya adetten hemen önce kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık veren ve kramp tarzında oluşan şiddetli ağrılara dismenore adı verilmektedir.Adet gören kadınların en az %50’ si dismenore yada ağrılı adet görmeden şikayetçidir ve bu şikayetlerden dolayı hastaların %10 u normal günlük aktivitelerini ve iş hayatlarını kısıtlamaktadırlar.

Ağrılı adetin sebepleri nelerdir ?

Ağrılı adet (dismenore ) iki sebepten olmaktadır. Bu sınıflama adet sancılarının görülme zamanına göre yapılmaktadır.

· Primer (birincil) dismenore , herhangi bir organik bir hastalık tarafından meydana gelmeyen ve sadece adet sırasında görülen ağrıdır. Tipik olarak primer dismenore ilk görülen adetin hemen ardından, ortalama 6 ay veya 2 yıl sonra gözükür.Ağrı alt karın bölgesindedir.Kıvrandırıcı tarzdadır ve sırta, dış genital organlara ve bacakların iç yüzüne yayılabilir.Baş ağrısı,bulantı,kusma, sinirlilik ağrıya eşlik edebilir. Şikayetler genellikle adetin başlamasından bir kaç saat önce başlar ve 1-2 gün devam eder.

Bu ilk adet görme ile başlayan ağrıların sebebinin rahim içinde fazla üretilen prostaglandin olarak isimlendirilen maddeler olduğu sanılmaktadır. Bu prostaglandinler rahimde kasılma yapar, sinir uçlarını hassaslaştırır ve adet kanama miktarını azaltarak ağrıya sebep olurlar .Primer (birincil ) dismenore tipik olarak 30 yaşından sonra azalmaya başlar ve genellikle çocuk doğurduktan ve lohusalıktan sonra yavaş yavaş kaybolur.Ve çok belirgin olarak adet kanamasından 1 gün önce başlar ve 2-3 günde geçer.Irsi faktörlerin de rol oynadığı sanılmaktadır.

Tedavi: Adet sancısına ne iyi gelir veya adet sancısı nasıl geçer sorusu dismenore şiakyeti olan kadınların bize başvuru sebeplerinin başında gelir. Primer dismenorenin tedavisi ağrı kesiciler ile yapılabilinir.Fenamat derivasyonları (Mefanemik asid) ve Arilpropionik asit formasyonları (İbuprofen ve Naproksen) uygun seçeneklerdir. Kanama başladığı zaman ilaçlar verilmeye başlanmalıdır ve şikayetler devam ettiği sürece verilmelidir.Alternatif olarak adetin başlamasının öncesinde kramplar başladığı için ilaçlar şikayetler başladığında da başlanabilir. Eğer ağrı kesiciler ile tedavi yeterli gelmiyor ise doğum kontrol hapları kullanılmaktadır. Doğum kontrol hapları primer dismenore üzerinde %90 düzeyinde faydalı olurlar. Önemli olan uygun şekilde ve doğru ilacı kullanmaktır.Adet sancısı bitki sel ilaçlar kullanarak alternatif bir şekilde tedavi etmek de bir tartışmalı seçenektirç

· Sekonder (ikincil) dismenore, organik bir sebebe ve hastalığa bağlı bir adet sancısı dönemidir.Bu tip dismenore genellikle yıllarca süren rahat adet dönemlerinin ardından yıllar sonra başlarlar.Örneğin 30 yaşına kadar rahat adet gören bir kadında 30 yaşından sonra aniden sancılı adetler başlar. Sekonder dismenore adetten birkaç gün önce başlar ve tüm kanama boyunca devam edebilmektedir. Genellikle menopoz dönemine kadar kadında ağrılara sebep olmaya devam eder.

En sık sebebi endometriyozistir.Diğer sebepleri kadınlık organlarındaki enfeksiyonlar,yumurtalık kistleri ,spiral ve intrauterin araçtır. Adenomyozis ve rahim içi miyomlar, ters rahim ,rahim ağzı darlıkları sekonder dismenorenin sık görülen sebepleridir.İkincil (sekonder) dismenore bazen idrar yolu enfeksiyonları ve bağırsak hastalıkları ile de karışabilmektedir.

Tedavi:İkincil (sekonder) endometriyoziste tedavi genellikle zordur. Öncelikle ağrı kesiciler denenir. Doğum kontrol hapları her zaman faydalı olmayabilirler. Asıl tedavi sebebe dayalı tedavidir. Eğer endometriyozis var ise danazol ,progesteron ilaçları veya doğum kontrol hapları denenmektedir. Myom veya kistler mevcut ise bunların tedavisine yönelik ilaçlar veya operasyon gerekebilmektedir. Spiral genellikle bazı kadınlarda şiddetli adet sancılarına sebep olabilmektedir. Spiralin çıkartılması veya mirena gibi progesteron içeren spirallerin takılması tavsiye edilmektedir. Enfeksiyon tedavisi de dikkatli bir şekilde yapılmalı ve enfeksiyonların karın içinde yapışıklık yapmasına izin verilmemelidir. Son yıllarda bazı merkezlerde TENS ve Biofeedback uygulanmakta olup başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Önlem alın;

Ağrılı adetiniz mi var? Adet sancısı nasıl geçer, adet sancısına ne iyi gelir sorularına cevap mı arıyorsunuz ? Adet sancısı bitki ilaçları kullanarak geçirmek mi istiyorsunuz ? Öncelikle önlem alın…İlk yapılması gereken ağrılı adetin sebebinin saptanmasıdır. Bu sancılar primer(birincil) dismenoreden mi? yoksa sekonder( ikincil ) dismenoreden mi ? kaynaklanmakadır. Sekonder dismenore ise sebebi bulup tedavi etmekten başka bir şans yoktur,önlem almak fazla bir işe yaramamaktadır. Eğer ağrılar primer dismenoreden kaynaklanıyor ise dikkat edilecek birkaç nokta ağrının hafiflemesine yardımcı olmaktadır.

Kullanılan ağrı kesiciler ağrı başlamadan 2 gün önceden sanki ağrı varmış gibi düzenli başlanmalıdır.B vitaminin de bu dönemde günde 2 kez ağrı kesicilerle birlikte alınmasının faydalı olduğu iddia edilmektedir. Adet kanaması öncesinde ve esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yaratır. Aşırı yorgun, sinirli kişilerde adet sancısı daha fazla görülür. Bu nedenle kanama esnasında dinlenmek son derece,önemlidir.

Kabızlık sorunu olan kadınlar, bu ağrıları daha şiddetli yaşayabilmektedirler. Lifli gıdaların bol tüketilmesi kabızlığı önler. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçebilmektedir.

PROF DR OSMAN MÜFTÜOĞLUN’DAN TAVSİYELER

02 Ocak 2010 Posted by admin

Metabolizmanızı Hızlandırın Kilonuzu kontrol altında tutamıyorsanız? Kolay kilo alıyorsanız ve aldığınız kilolarla başınız derde giriyorsa,vermekte zorlandığınızı düşünüyorsanız? Eğer yeterince kalori kısıtlaması yaptığınızdan ve gereği kadar aktif bir yaşam sürdürdüğünüzdende eminseniz, metabolizmanızı biraz ateşlemeyi deneyin. İşte size kolay uygulanabilir bazı öneriler:

TİROİDE KONTROL: Tiroid bezinizin normal çalışmaması, kilo almanızı kolaylaştırır. Guatr sorunu olanların önemli bir kısmında tiroid bezi yeterli tiroid hormonu üretemez. Normalden daha az tiroid hormonu vücudun normalden daha az enerji yakmasına neden olur. Tiroid bezinizin iyi çalışıp çalışmadığından emin olmak için tiroid bezi hormonlarınızın ölçülmesi yeterli olacaktır. Eğer tiroid hormonu eksikliğiniz söz konusu ise bu eksiklik deneyimli bir uzman gözetiminde düzeltilebilir.

UZUN YÜRÜYÜŞLER: Yürürken daha uzun mesafeleri amaçlayın. Daha hızlı gitmeyi değil, daha uzun mesafeleri gitmeyi deneyin. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler (ritmik yürüyüşler, yüzme, golf…) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yakıt (yağ depolarınız) harcayacağından emin olabilirsiniz.
HIZLI ADIMLAR: Dolaşmayın, yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katemek daha iyidir. Belirli bir zamanda daha fazla kalori yakmanın kolay bir yolu da yürüyüşünüzü -aerobik karakterini bozmadan- biraz daha hızlandırmaktır.
YEMEK SONRASI YÜRÜYÜŞ: Yemek sonrası kısa yürüyüşleri unutmayın! Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji), daha çok yakıt tükettiği biliniyor. Yemek sonrası yürüyüşlerin metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden yararlanın. SIK AMA AZ YİYİN: Sık sık ve az az yiyin. Öğün atlamayın. Yavaş ve uzun süre çiğnerek yemeyi deneyin.
BAHARAT KULLANIN: Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha bir hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir. Ayrıca daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.
YASAKLI MADDELER: Doktorunuz tarafından reçete edilip önerilmeyen metabolizmanıza etkili hiçbir ilacı (tiroid ekstreleri, amfetamin, sibutramin, efedrin), bitkiyi (Ephedra-Ma-Huang), yağ bağlayıcıyı (Orsilat), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kullanmamaya özen gösterin.Damarlarınız yaşam bağlarınızdırDoğal desteklerden yararlanarak kalp ve damar sağlığınıza önemli katkılar sağlayabilirsiniz. Bu destekleri deneyimli bir uzman desteği alarak, sürekli doktorunuzla işbirliği yaparak kullanırsanız daha iyi sonuç alırsınız.
Unutmayın: Damarlarınız yaşam bağlarınızdır. Onları hep açık tutmaya bakın:
E Vitamini: Günde 200-250 mg E vitamini damar sertliği oluşumunu yavaşlatabilir, kanı inceltir. Eğer kanı sulandırıcı diğer bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız.
C Vitamini: Günde 2 kez 500 mg C vitamini almanız damarlarınızı genç tutar. Aç karna almalısınız. Mide sorunları ve ishal oluşuyorsa azaltabilirsiniz.
Omega-3 Yağ Asitleri: EPA ve DHA en çok önerilenlerdir. Eğer bitkisel destekleri tercih ediyorsanız (vejateryansanız) keten tohumundan, cevizden yararlanabilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız Omega-3 destekleri kullanırken doktorunuza danışmalısınız.
Magnezyum: Tavsiye edilen destek miktarı günde 200-400 mg kadardır. Böbrek hastalığınız varsa kullanmamalısınız.
Grape Seed Exract: Üzüm çekirdeğinde bulunan Proanthocyanidinler kalp ve damar dostu güçlü antioksidanlardır. Kaliteli üzüm çekirdeği süzüntülerinde yüzde 90′dan daha fazla proantosiyadin bulunur.
B6-B12-Folik Asit: Düzenli ve dengeli tüketimleri homosistein seviyelerini kontrol altında tutarak kalp ve damarlarınızı korur. B6 vitaminin uzun süre, kontrolsüz kullanımının sinir hasarı yapabileceğini dikkate almalısınız.

KAYNAK:hürriyet